Pazar, Eylül 6

Yalnızım...


...

Benim hayatımda Olric yok.

Melek yok.

Tyler hiç yok.

O kadar yalnızım ki...

Çevremde yalnızca gerçek insanlar var.

...
Sırasıyla; Tutunamayanlar, Yeni Hayat ve Fight Club.

9 yorum:

Angel of the Morning dedi ki...

Keske,yaninda olabilseydim su an ve sana gozlerinin icine bakarak, yalniz olmadigini soyleyebilseydim.

Yours

Quitely

Angel

Shere Khan dedi ki...

Sağolasın angel, iyi ki varsın. Telefonun sesinden nefret ediyorum ama, bu yazıyı face'ten gören bir arkadaş aradı şimdi, beğenmiş yazıyı, ama ben yalnız değilmişim.

Galiba haklı, ben yalnız değilim, tek başımayım.

Heat'teki Robert de Niro hesabı.
"I'm alone, not lonely."

Sevgiler.

AluminyumFolyo dedi ki...

yalnızlık tam da kalabalıklar içinde olduğunuzda yalnızlık değil midir?

Shere Khan dedi ki...

Aynen.

Bir de geçen kış gene bu blogda bi iki kelam etmişim mevzuyla alakalı,

http://ser1983.blogspot.com/2009/02/aslolan-yalnzlk.html

gönül d. dedi ki...

Bizim size yalnız olmadığınızı söylememiz, bizim gördüğümüzdür. Siz kendinizi buna rağmen yalnız hissediyorsanız, evet, yalnızsınızdır.

Ama kötü bir şey değildir. Ağırdır.Hem, size ayna olacak birisi ya da birilerinin varlığının kıymeti de, böyle yokluklarda anlaşılabilir ancak.

Birara 'bir arkadaş eksildim' demiştiniz yanlış hatırlamıyorsam. O ya da gibilerinin yanınızda olmasındansa yalnızlık evladır herhalde.

Büyüklerin bir duası vardır; 'Allah, iyilerle karşılaştırsın...'diye. Önemli olan da bu sanırım.

Shere Khan dedi ki...

Gönül Hanım,

Bir avuç "iyi" var hayatımda -çok şükür-, insan ilişkilerinden bağımsız öyle kıymetleri ve sevgileri var ki bende, gerçekten, kelimenin tam anlamıyla "özel" sıfatının hakkını verircesine duruyorlar hayatımın-varlığımın bir köşesinde.

Kalanı insan ilişkisidir, iyi yada kötü. Kalabalıktır.

Ve ben o mecburi kalabalığın içinde yalnızımdır. (Benim bakışım böyle.)

Kendimin pek de matah/önemli bir organizma olmadığımın da bilincinde olarak, şu "mecburi" insan ilişkilerinden, edinilen çevrelerden, yalancı triplerden pek hazzetmiyorum. Her yerde insanlara bakıyorum, her birine ayrı ayrı şaşıyorum... Bu kadar riya ağırıma gidiyor. Kendim olayım istiyorum ve kendi başıma.

Ben olayım, okuyayım, yazayım, sevdiğim insanlara ulaşabileyim istiyorum. (Size çocuk olduğumu söylemiştim.)

Bugün çok kıymettar bir abime de döküldüm bunları.

Ne var ki mecburum insanların arasına çıkmaya, başkasının adına ticaret yapmaya ve "iş"ime bakmaya.

Yalnızca sevdiğim işi yapmak (içinde stres, yöneticilik, satış, para, ticaret, çıkar vs. olmasın; analiz, muhakeme, tasarım, yazım, anlatım, sohbet vs. olsun lütfen) ve sevdiklerimle yalnız olmak isterdim.

(Yanlış anlaşılmasın, depresif, içedönük, sosyopat falan değilim. Benim gibi ortalama birine kıyasla, ne iyi insanlar tanıdım. Lakin çoğunluk gördüklerim, beni yalnızlık istemeye itiyor. Dayanamıyorum bazen. Run Forrest Run oluyorum...)

Ebru dedi ki...

Ben yalnızlığı bir uzvu haline getirenlerdenim sanırım. Uzun zaman hayatla yalnız (oğlumla) mücadele ettim öyle ki depresif duygulara bile yer kalmayacak denli sorumlulukla dolu bir yalnızlıktı. Şimdi değil miyim dersem yine yalnızım evli olmak anne olmak çalışmak vs.vs.neyle doldurursan doldur nasıl tıka basa doluysan dolusun ama yalnızsın, güçlendiriyor ama.....

Shere Khan dedi ki...

Öldürmeyen her acı güçlendirir Ebru.

Nietzche'nin lafıydı sanırım.

Yalnızlıkta yalnız değiliz anlaşılan ne dersin...

Başarılar isteyip başağrıları edinenlerden olmaya bin kere tercih ederim.

Ebru dedi ki...

Değiliz el ayak çekmemişsek yaşamdan. Yaşamaya gayret ederken bile o çabanın kendisi bile yalnız bırakmıyor.